Bir Halksızlaştırma Projesi...
Beyoğlu , Beyoğlu
*Neo-liberal politikalar yürüten , otoriter bir iktidarın kendine Taksim'i, Beyoğlu'nu hedef alması kadar doğal ve beklenilen bir şey olamazdı elbette, ki öyle de oldu zaten...*Yoğunlaşan,ağırlığı artan-,tüm erkleri neredeyse kayıtsız-şartsız şekilde elinde bulunduran bir iktidarın, hem rant hedefi olarak, hem de siyasi gücünün ispatı olarak, halkın yoğun olarak toplandığı ''kale''yi kendine hedef seçmesi de, aslında pek öyle aniden karşımıza çıkan bir tablo da değildi. İktidar ; halktan üstündü ve halkın bunu kabul etmesi gerekirdi. Halk kimdi ki? Değil mi ama ? Çekilecek çile , olacak iş değildi yahu , hem de şehir merkezinde...Zengin olsalar, turist olsalar bile bir yere kadar çekilirdi ama, halk kimdi ?Ne işleri, ne hakları vardı da şehir merkezi onların kamusal alanı oluyordu ?Şehir merkezi, rant merkezi demekti ve halka terkedilemeyecek kadar değerliydi. Kamusal alana ait her metrekarenin sermayenin tasarrufuna açılması için bir rant yaratma çabası , daha doğrusu savaşı içine girildi.
*Masa-sandalye yasağı sonucunda birçok mekan kapandı; insanlar işsiz kaldı.
*AVM için İnci Pastanesi , Emek Sineması ve onlarca esnaf yok edildi.
*Kaçak AVM Demirören , onlarca esnafı yok etmedi mi?
*Bir çok dükkan kapandı; yerlerine zincir mağazalar açıldı.
*Bir çok kasap- manav, eczane, bakkal gibi esnaf ve yüzlerce konut hızla cafe , butik otel ve apart otele dönüştü ve dönüşmekte...
*İstiklal Caddesindeki mülklerin çoğunu uluslararası yatırım şirketleri aldı,alıyor ve de kiraları arttırıyor.
*İstiklal'deki pasajlar otele dönüştürülüyorlar...
*Peki, esnaf?...
*Beyoğlu sermaye sahiplerinin, kompradorların alanı olacak; esnaf kalmayacak.
*Beyoğlu'ndaki tüketici profili şu an karma iken , dönüşümse sadece turist odaklı olarak sağlanıyor. Dönüşüm , halkı Beyoğlu'nun dışına savurmaya yönelik bir eylem olarak karşımızda duruyor.
*Esnaf , halkla var olur. halkın giremediği- gezemediği bir yerdeki esnaf (durumu ne kadar iyi olursa olsun ) batar.
*Beyoğlu'nda müdahale edilmeyen her yürüyüş ve gösteri sonrasında eylemciler her zaman esnaftan alışveriş yapardı; bu durumu da göz önünde bulundurmuş olması muhtemel olan iktidar , neredeyse son bir yıldır, İstiklal'de müdahalesiz, gazsız, tomasız eyleme izin vermedi; vermiyor; vermeyecek gibi de görünüyor...
*Galataport, Haliçport ve Tarlabaşı Kentsel Dönüşüm projeleri bittiğinde ortada ne esnaf , ne de halk kalacak mı ? Kalmayacak...
*AVM'ye ihtiyaç mı var ? AVM'lere kimin gideceğine bağlı...Kim gidecek?Halk gidemeyecek.Turist gidecek. Beyoğlu'n halk gezemeyecek, gençler gezemeyecek, sadece turistler gezecek....(Bu arada turistlerin de İstanbul 'a sadece AVM ziyaretine geldiğini zannetmek de , cehaletin dik alasıdır. O da ayrı bir konu...)
*Ne istiyorsunuz , Taksim 'e vizeyle mi girelim ?
*Beyoğlu , esnafın hatta halkın elinden yavaş yavaş alınıyor...
*Bu yüzden olay; ''Emek Sineması '' ,''1 Mayıs ''ya da '' Gezi Parkı '' olayı değildi. Bu yüzden anormal şekilde müdahale edildi. Olay , iktidarın rant ve otokratikleşme çabalarının acımasız bir tezahürüydü; ve maalesef, iktidar , aynı tarihi hataları ısrarla tekrarlamaya devam ediyor. Açıkçası , etmeye de devam edecek gibi görünüyor...
*Olayın o kadar boyutu var ki , saatlerce konuşmak, günlerce yazmak mümkün, lakin, sözlerimi de bir yerden bağlamam gerekirse; ''Bir şehrin nabzı , şehir merkezinde atar.O
nabzın atmasını da AVM'ler , oteller değil ; ''halk '' sağlar. Halksız şehir merkezi olmaz; Halksızlık Beyoğlu'na ,İstanbul'a yapılabilecek en büyük haksızlıktır....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder