15 Şubat 2014

 


kuyudan çıkmak...

Bulutlara yakın bir yerlerde başlamaz ki umut...
Umut dediğin kuyunun, karanlığın, soğuğun ve ıssızlığın en dibinde başlar...
Yavaş yavaş tırmandıkça yukarı, hem umuda antrenmanlı, hem de ışığa koşulu olmuş olursun.
Ve, bir an gelir ki, tenin ilk kez ışıkla temas eder. ''Yanıyor muyum acaba ?'' paniğini atlattıktan sonra , için gerçekten ısınmaya başlar, hareketlerin hızlanır, kanın deli akar ya , işte o zaman umuda doğru deviniminin daha da hız kazanacağı andır.
İşte o an , hayatın için kritik önem taşır.
Asla sıradan olmayan o ''an'' ,  dönüm , tamam ya da devam anıdır.
Umuda dair içindeki tek tereddüt bile seni kuyunun dibine tekrar yuvarlar.
Kuyuya düşmemek; bulutlara yükselmek, umuda ulaşmaktır...
Umuda ulaş....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder