31 Ocak 2014

mucizenin adını koyalım...

...umut ile aşk...

*İlk bakışta saçma gibi görünse de ,insan ,sadece istediği için sevip, sadece yaşadığı için bile umut edebilir...
*Umut etmek ,ihmale gelmez;pek nazlıdır,hemen soluverir.Umudun çabayla , özenle, her gün bıkmadan -usanmadan beslenmesi gerekir.Bir insanın umudundan vazgeçmesi demek;onun sevdasından , davasından, kavgasından ,hatta kendisinden vazgeçmesi demektir. Umudu reddetmek , insanın kendisini reddetmesi demektir.
*Umutla denediğimiz, umutla kovaladığımız bir hayatta başarısız değilidizdir...Başarısız gibi görünebiliriz çoğu zaman...Yenilmiş,yıkılmış,sindirilmiş,belki de bitmiş...Olamaz mı ?Olabilir, elbette olabilir. Neden olmasın ?Lakin ,başarısız gibi görünmekle , başarısız olmak farklı şeylerdir. Başarı neye göre? Kime göre?...İnsanın nihai başarı amacı ne olabilir mutlu ve huzurlu bir hayattan başka ?...''Mutluluk ve huzur'' para ile alınabilen, kariyer ile yükselebilen maddi şeyler değillerdir ki ; onlara ulaşmanın yolu, maddi bazı kazanımlardan geçsin...O bakımdan , başkalarının bakış açılarına göre ve genel geçer toplum kurallarına göre ,çuvallıyor gibi görünmek bizi, yolumuzdan, umudumuzdan, sevdamızdan, davamızdan ve hayat kavgamızdan asla, asla, asla alıkoymamalıdır.
*Umut; hayatın içinde serpilip, gelişmenin en güzel yoludur; çünkü umudun yoldaşı aşktır.
*Umut; felaketlere  karşı dik durmak, türlü türlü derde, illete, zillete, boyun eğmemek için tutunacağımız ilk daldır.
*Umut; mucizenin konulmamış adıdır...
*Umutlu insan , dünyayı tüm renkleriyle yaşar. Umutsuz insan ise sadece siyah-beyaz bir film seyreder gibi yaşar gider işte...
*Umutlu insan ,-tüm naifliğine rağmen-dilemeye, sevdaya, davaya ve hayatın getirdiği pek çok şeye umutsuz insandan daha da hazırlıklıyken, umutsuz insansa  boyun eğmeye ve pes etmeye daha da yatkındır.
*Yüreğinde umut taşıyan her insan ''umudun yüzü'' dür ve umudun yüzünden gülümsemesi de öyle kolay kolay alınamaz.
*Umutlu insanın bileğini de bükmek , neredeyse , imkansızdır.
*Umutlu insan inatçıdır, demek istemiyorum . Sakın yanlış anlaşılmasın. Umutlu insan severek ve sabrederek direnir. Ondandır yenilmeyişi...Zaten kör inat dediğimiz şey de , muhteris, mutsuz, umutsuz insanlarda var olur; çünkü onlar ne umudun elinden tutmuşlar; ne de aşka teslim olmuşlardır. Yani , aslında, başarısızdırlar. Otur, sıfır!...
*Oysa, her adımını aşkla atan insanın yolu ,bir şekilde ve bir bakımdan , açılır. İllaki açılır...
*Zira hayatın ve muhteris insanların kapadığı yolu, bu güzel insanlara, çoğu zaman, '' umut '' açar...
*Gerek umut, gerek aşk iyi niyetli ve saf  bir '' delilik hali '' gibi görünse de ,hiç de küçümsenmeyecek kadar güçlü hislerdir. Bu hisler tüm açmazlarımızı çözer. Bırakalım da çözsünler o zaman, değil mi ama?...
*Umut; gülümsemeyi, uyumluluğu, inceliği, bilgeliği ,hatta yaratıcılığı gerektirir ve getirir.
*Umut; sevmeyi gerektirir ve getirir.
*Umut; özün, tözün, sözün birliğini gerektirir ve getirir.
*Aşk; umutla dirliği gerektirir ve getirir.
*Yaşamı yaşamak ; emektir, gayrettir, esenliktir, ümittir, sevgidir...
*Misalleri çoğaltmak her ne kadar mümkünse bile , belki de, sadece , gülümsemektir....














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder