15 Ocak 2014


Yasa - Yasak

''yasak var istersen , dayak var yersen...'' Bu mudur ?...


Kesin bir zorunluluk olmadıkça  devlet ;dernek ve sendika özgürlüğüne karışmamalı ama , bu ''kesin'' zorunluluk hali neye  ve kime göre belirlenecek? Peki,ya protesto hakkı?
Hiçbir hükümet bozguncu fikirler üretiyorlar ya da bozguncu fikirleri  öğretiyorlar diye dernek ve sendikaları yasaklama hakkına sahip değildir.Aynı zamanda çıkarılan bir yasayı kabul etmediği için toplantı ve protesto hakkını kullanan halka baskı yapabilme özgürlüğü de yoktur.
Bu hak ancak, dernek ve sendika üyelerinin barışçı bir propagandayı aşıp, sosyal düzeni güç yoluyla yıkmak isteğiyle eyleme geçmeleri halinde doğabilir.
Baskı ya da işkenceyle iktidara uygun olmayan farklı inanç,etnik-siyasi-sosyal-kültürel yapıyı yok sayıp, varılan her devlet birliği geçicidir.Bu birlik ,birliktelikten bile uzak,her an yıkılmaya mahkum bir yapıdır.Zaten ,ilk rüzgarda da yıkılır.
Böyle bir devlet örgütlenmesi dinamit üstünde oturmaktadır.Oysa yasalar devlet örgütünün  halka karşı gücünü arttırıcı,halkı bölücü ve ezici nitelikte değil ;birleştirici,eşitlikçi ve adilane bir yapılanma dahilinde işlevlik kazanır.
Hiçbir yasa ortada bir ''yasa'' bulunsun diye çıkarılmaz ve sadece -o süre zarfında-yetkili bir kaynaktan doğmuş olması,ona itaati gerektirmez.
Yasalar,insanların yaşayışlarını düzenlemek için çıkarılır.Toplum hayatına hizmet etmesi gereken ve ancak hizmet ettikçe ,varlıklarını sürdürebilen düzenlemelerdir .
Yasalar; toplum hayatını adil,özgürlükçü ve eşitlikçi düzenleme amacını gerçekleştirebildiği ölçüde değer kazanır.
Yasaları koymak ve ne pahasına olursa olsun onları uygulamak adına baskı, uygun bir araç değildir.Ortaya konan delillere kaba kuvvet  asla bir cevap olamaz.
Fikir ,ancak fikirle bastırılabir...
İrade sahibi bir karakter yapısının da  kötü eğilimlere karşı da ancak,bizzat savaşmakla da elde edileceğini de göz ardı etmemek gerekir.Buna mukabil, halk,devlet tarafından zannedilenin aksine , kendi yaşama düzenindeki sınırları kendisi bulabilecek,toplanma hakkını kullanabilecek,çeşitli dernek ve sendikalara üye olabilecek güce ,kendiliğinden,sahiptir.Bu gücün otorite tarafından sınırlandırılmaya , baskı altında tutulmaya  hatta yok edilmeye çalışılması da toplumun ilgili tüm bileşenleri tarafından tepkiyle karşılanır.
Kötü düzenlenmiş yasaların diğer bir zararlı etkisi de ;Halkın söz konusu yasalara tepkisi sebebiyle sürekli olay konusu olduğu için devlet, şiddeti temel dil haline getirir.Yönetimin sertliği, halkın karşı duruşunu ,tepkisini daha da arttırır. Kötü  ve adaletsiz yasanın hiç de göz ardı edilmemesi gereken bir diğer yan etkisi de ,suç ile ceza arasındaki orantısızlık halkın sempatisini suçlunun üzerine çekip;antipatisini de devlete yöneltmesi tehlikesi ve tehditidir.
Yasaklamak tehlikelidir.
Yasaklamak, yasaklayanın kendine kurduğu tuzaktır.
Yasaklar her toplum için yararlı düşüncelerin de yayılmasını önlediğinden tehlikelidir.
Yasaklar, halkın kendisi için önemli olay ve sorunların öğrenilmesini önlediği için tehlikelidir.
Halk, sorunları bilmeli,dile getirebilmeli,paylaşabilmeli,eleştirebilmeli, toplantı ve protesto hakkını kullanabilmelidir.Toplum tüm bu haklarını kullanırken de  baskı, şiddet ya da işkence ile karşılaşmamalıdır.
İyi düzenlenmiş yasa ile kötü düzenlenmiş yasa arasındaki en temel fark ;devletin halkına bakışındaki fark;duyduğu saygıdır....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder